Aleksandrapoli (Dedeağaç) gezimde, iki komşunun emeklileri arasındaki farkı yerinde inceledim.
Aynı coğrafyayı, benzer bir kültürü ve ortak bir denizi paylaşan Türkiye ve Yunanistan, söz konusu emeklilerin yaşam standartları olduğunda birbirine tamamen zıt iki dünyaya dönüşmüş durumda.
Son yıllarda Türkiye’de yaşanan yüksek enflasyon ve para birimindeki değer kaybı, Türk emeklisini geçim mücadelesinin tam ortasına iterken, geçmişte büyük bir ekonomik kriz atlatan Yunanistan emeklileri, Avrupa Birliği (AB) standartlarında bir yaşam sürmeye devam ediyor.
Türkiye ile Yunanistan emeklileri arasındaki en somut fark, cebe giren net maaşlarda ve bu maaşların market raflarındaki karşılığında kendini gösteriyor.
Türkiye’de en düşük emekli maaşı, yüksek enflasyon karşısında hızla eriyor. Emeklilerin büyük bir kısmı açlık sınırının altında maaş alırken, bu para barınma ve mutfak masraflarını karşılamakta dahi yetersiz kalıyor.
Türk emeklisi için et, süt ürünleri ve giyim gibi temel ihtiyaçlar lüks kategorisine girmiş durumda. Geçmişteki borç krizinin ardından reformlar yaşayan Yunanistan’da, ortalama bir emekli maaşı 800 ile bin 200 euro arasında değişiyor.
Yunanistan’da da hayat pahalılığı hissedilse de, Euro bazlı kazanç emeklilerin temel gıda, fatura ve barınma ihtiyaçlarını rahatça karşılamasına olanak tanıyor.
Maaş farkı, iki ülkenin emeklilerinin sosyal hayatını ve yaşlılık dönemini nasıl geçirdiğini de doğrudan belirliyor.
Türk emeklisi komşu ada Sakız veya Midilli’ye gitmenin hayalini kuramazken, Yunanistan emeklisi, Türk lirasının değer kaybını da fırsat bilerek hafta sonu alışverişi veya tatili için Türkiye kıyılarını (Ayvalık, Kuşadası, Bodrum, Çeşme) rahatlıkla tercih edebiliyor.
Yunan emeklisi, Dedeağaç’ta sahil boyundaki tavernalarda emekliliğin tadını çıkartıyor. Kahvehaneye gitmek bile lüks olan Türk emeklisi, parklardaki banklarda çile dolduruyor.
