Türkiye Kamu-Sen Konfederasyonu Genel Başkanı Önder Kahveci, Türkiye Kamu-Sen’in 34. kuruluş yıl dönümünü dolayısıyla ATO Congresium’da basın toplantısı düzenledi.
“Hayat pahalılığı memurlarımızın bütçesini zorlamaktadır. Maaş artışları daha kamu çalışanlarımızın cebine girmeden erimekte, memurlarımız ve emeklilerimiz her ay biraz daha geçim sıkıntısına sürüklenmektedir” diyeh Kahveci, şunları söyledi:
Temmuz ayına sayılı günler kalmıştır. Kamu görevlileri ve emeklilerimiz temmuz ayında yüzde 7 oranında ikinci yarıyıl zammı alacak, buna ilave olarak enflasyon farkı maaşlara yansıtılacaktır. Ancak bugün itibarıyla oluşan enflasyon farkı şimdiden yüzde 5,61’e ulaşmıştır. Bu rakam yalnızca istatistikî bir veri değildir. Bu rakam, memur ve emeklilerimizin maaşlarının enflasyon karşısında eridiğinin göstergesidir. Üstelik hissedilen kayıp, açıklanan rakamların da üzerindedir. Çarşıda, pazarda, markette ve kiralarda yaşanan artışlar dikkate alındığında, kamu çalışanlarımızın alım gücündeki gerileme çok daha net görülmektedir. Ekonomi büyüyorsa, bu büyümeden kamu çalışanları ve emekliler de payını almalıdır. Bu nedenle enflasyon farkına ek olarak refah payı istiyoruz. Kayıpların telafi edildiği, büyümeden pay alınan ve maaşların enflasyona karşı korunduğu kalıcı bir sistem talep ediyoruz.
“Çalışanlarla emekliler arasındaki gelir farkı her geçen gün büyümektedir”
Kahveci, kamu çalışanları ve emeklilere mutlaka refah payı verilmesi gerektiğini belirterek şunları söyledi:
Bilindiği gibi 2023 yılında kamu görevlilerine ilave ek ödeme verilmiştir. Bugün gelinen noktada bu ödemenin tutarı birçok unvanda aylık 22 bin lirayı aşmıştır. Ancak ilave ek ödemenin emekli maaşlarına yansıtılmaması nedeniyle çalışanlarla emekliler arasındaki gelir farkı her geçen gün büyümektedir. Görev aylığı ile emekli aylığı arasındaki bağ büyük ölçüde kopmuştur. Yıllarca devletine hizmet eden insanlar emekli olduklarında ciddi gelir kaybına uğramaktadır. Bu nedenle ilave ek ödemenin emekli maaşlarına yansıtılması artık bir tercih değil, sosyal devlet anlayışının ve hakkaniyetin gereğidir.


