Tüm Emeklilerin Sendikası, DİSK/Devrimci Emekli-Sen ve Emekli Meclisleri Sendikası tarafından oluşturulan Emekli Sendikaları Platformu birçok şehirde meydanlara çıktı.
Platformun ilk eyleminin İstanbul’daki adresleri ise Söğütlüçeşme ve Şirinevler oldu.
“Açıklanan enflasyon değil, yaşanan yoksulluktur” başlıklı basın açıklamasında “Milyonlarca emekli bugün açlık sınırının altında yaşamaya zorlanmaktadır” denildi.
Emeklinin temel ihtiyaçlarını bile karşılamakta zorlandığına vurgu yapılan açıklamada özetle şu ifadeler kullanıldı:
Bu tablo bir kader değildir. Bu tablo, yıllardır uygulanan sermaye yanlısı ekonomi politikalarının sonucudur. AKP iktidarı döneminde sosyal güvenlik sisteminin milli gelirden aldığı pay azaltılmış, emeklilerin bütçeden aldığı pay sürekli geriletilmiştir.
Ülke büyüdü denilirken emekliler yoksullaşmış, üretilen zenginlik bir avuç sermaye çevresine aktarılmıştır.
Bugün yaşanan yoksullaşmanın temelinde yalnızca yüksek enflasyon değil, sosyal güvenlik sisteminin bilinçli olarak zayıflatılması ve emeklilerin milli gelirden aldığı payın azaltılması bulunmaktadır.Bütçeden sosyal güvenlik sistemine ve emeklilere ayrılan kaynaklar yükseltilmeli, emekliler ve sosyal güvenlik için yapılan kamu harcamalarının Gayri Safi Yurt İçi Hasıla içindeki payı artırılmalıdır.
Türkiye’de emekliler ve sosyal güvenlik için ayrılan kamu kaynaklarının oranı hızla Ekonomik İş birliği ve Kalkınma Örgütü ülkeleri ortalamasına ve ardından Avrupa ülkeleri düzeyine çıkarılmalıdır.
“Türkiye’nin kaynak problemi yoktur”
Emeklilerin insanca yaşayabilmesinin, sosyal güvenlik sisteminin güçlendirilmesinin ve yaşlılıkta gelir güvencesinin sağlanmasının başka bir yolu yoktur. Bugün iktidar kaynak yetersizliğinden söz etmektedir. Oysa bütçede emekliler için bulunamayan kaynaklar; vergi aflarında, teşviklerde, garanti ödemelerinde, sermayeye sağlanan ayrıcalıklarda ve çeşitli kamu harcamalarında rahatlıkla bulunabilmektedir.
Türkiye’nin kaynak problemi yoktur. Sorun; var olan kaynakların yurttaşlar arasında eşit ve adil olarak dağıtılmamasından kaynaklanıyor. Kamu kaynaklarının kullanımına ilişkin şeffaflık ortadan kalkmış, bütçe halkın ihtiyaçlarından uzaklaştırılmıştır.
Halkın vergileriyle oluşan kaynakların nerelere harcandığı yeterince açıklanmazken, sıra emeklilere geldiğinde tasarruf ve fedakârlık çağrıları yapılmaktadır. Biz emekliler soruyoruz: Trilyonlarca lira sermayeye aktarılırken kaynak var da milyonlarca emeklinin insanca yaşayacağı bir gelir için neden kaynak yok?
İlk ortak eylem
Bugünkü açıklamamızın ayrı bir önemi daha vardır. Bu eylem; Tüm Emeklilerin Sendikası, DİSK/Devrimci Emekliler Sendikası ve Emekli Meclisleri Sendikası’nın 21 Haziran’da gerçekleştirdiği Emeklilerin Ortak Geleceği Çalıştayı sonrasında kurulan Emekli Sendikaları Platformu’nun ilk ortak eylemidir.
Çalıştay da ortaya çıkan ortak irade göstermiştir ki emeklilerin yaşadığı sorunlar ortaktır, talepleri ortaktır ve mücadeleleri de ortak olmak zorundadır. Milyonlarca emeklinin açlığa, yoksulluğa, hak gasplarına ve örgütlenme hakkının engellenmesine karşı vereceği mücadele ancak birleşik ve ortak bir mücadele hattıyla güç kazanabilir.
Bugün burada üç emekli örgütü olarak yalnızca ortak bir basın açıklaması yapmıyoruz. Aynı zamanda emeklilerin birleşik mücadelesinin mümkün olduğunu ve büyütüleceğini ilan ediyoruz.
Emeklilerin talepleri
Emeklilik bir lütuf değil, yıllarca çalışılarak kazanılmış, bedeli peşin ödenmiş bir haktır. Bu nedenle taleplerimizi bir kez daha yineliyoruz:
Hiçbir emekli yoksulluğa mahkûm edilmesin; en düşük emekli aylığı insanca yaşam koşullarını sağlayacak düzeye yükseltilsin.
Bayram ikramiyeleri asgari ücret düzeyine yükseltilsin. Sağlıkta katkı ve katılım payları kaldırılsın. 5510 sayılı yasa emekliler lehine yeniden düzenlensin.
Emeklilerin sendika kurma ve örgütlenme hakkı anayasal güvence altına alınsın. Zamlar kök maaşa değil, ele geçen son maaşa uygulansın. Sosyal güvenlik ve emekliler için bütçeden ayrılan pay artırılsın.
Sosyal güvenlik ve emekliler için yapılan kamu harcamalarının Gayri Safi Yurt İçi Hasıla içindeki payı, Ekonomik İş birliği ve Kalkınma Örgütü ve Avrupa ülkeleri ortalamalarına yükseltilsin.
Bugün burada yalnızca maaşlarımız için değil; çocuklarımızın, torunlarımızın ve ülkemizin geleceği için de konuşuyoruz. Yoksulluğa teslim olmayacağız. Haklarımızdan vazgeçmeyeceğiz. Birleşik mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz.
Açıklanan enflasyon değil, yaşanan yoksulluktu. Geçinemiyoruz. Korkmuyoruz.


