1. Haberler
  2. Politika
  3. Dervişoğlu: Terörsüz Türkiye yalanıyla ülkeyi bölmek istiyorlar

Dervişoğlu: Terörsüz Türkiye yalanıyla ülkeyi bölmek istiyorlar

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, 10 Haziran’da partisinin TBMM’de düzenlediği grup toplantısında açıkladığı “Bayrak Mitingini” bugün Ankara’da Tandoğan Meydanı’nda gerçekleştirdi

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, terör örgütü PKK lideri Abdullah Öcalan’a “özgürlük” talebiyle yapılan mitinglere ilişkin, “Milyonlarca insanın acısından sorumlu, elinde elli bin evladımızın kanı olan, şehitlerimizin sebebi olmuş o caniye özgürlük istiyorlar. Siz bu eli kanlı bebek katilinin mesajlarını Nevruz Bayramı’nda millete okutursanız işte olacağı budur. Bütün bunlar bu ülkeyi yönettiğini zannedenlerin himayesinde gerçekleşiyor, bu iktidarın göz yummasıyla, yol vermesiyle yapılıyor. Bunlar Türkiye’yi sahipsiz zannediyorlar” dedi.

Mitingde konuşan Dervişoğlu, Türkiye’nin gerçek sorunlarının yerine siyasetin kendi gündeminin öne çıkarıldığını öne sürerek, “Sanki Türkiye’nin tek derdi, siyasetin kendi içindeki hesaplarmış gibi; günlerce, haftalarca aynı yapay gündemler aynı ekranlara kazınıyor” ifadelerini kullandı.

Televizyonlarda güvenlik yerine korkuların, gazetelerde haber yerine dedikoduların, telefonlarda siyaset yerine magazinin yer aldığını ileri süren Dervişoğlu, “Siyaset, kendi yarattığı krizleri, kendi şahsi sorunlarını, kendi koltuk dertlerini milletin omuzlarına yüklemiş, güveni değil çaresizliği, beklentiyi değil yılgınlığı, birleşmeyi değil ayrışmayı körüklüyor” diye konuştu.

“Kayyum hepimizin başındadır”

Ekonomik sorunlara da değinen Dervişoğlu, borçlu vatandaşlar, işsizler, çiftçiler, esnaf, emekliler, memurlar ve işçilerin ortak sorunlar yaşadığını belirterek, “25 milyon icra dosyasının yılını kutlayacaklarmış… Geleceğimizi ipotek eden, nesillerin umutlarını haczeden ama sebep olanların hiçbir bedel ödemediği 25 yıl. Geliyoruz, geleceğiz, hesap soracağız” dedi. Dervişoğlu, şöyle devam etti:

Kayyum hepimizin başındadır, kayyum devletin başındadır, kayyum milletin başındadır. Bu yetkiler, bu siyaset çıkmazı, bu ahlaki çöküş büyük bir yıkım yaratmıştır. Mesele de bir kişi meselesi olmaktan ç

oktan çıkmıştır. Yine aynı sebeple kayıplarımız sadece maddi değildir. İş, ev, araba, dükkan, tapu, diploma, kenara koyduğumuz üç beş bilezik değildir tehlikede olan. Sahip olduğumuz hiçbir şey güvende değildir. Ne yazık ki en sevdiklerimizi, evlatlarımızı bile bu düzenin çarklarına o ya da bu şekilde kurban verebiliyoruz.

“Biz, ‘terörle masaya oturulmaz, ihanet karşınıza dikilir’ dedik, dikildi”

Parti olarak duruşlarının tarih tarafından haklı çıkarıldığını savunan Müsavat Dervişoğlu, geçmişte yaptıkları uyarılara atıfta bulunarak ve terör hükümlülerine yönelik düzenlenen mitingleri eleştirdi. Devişoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

Biz her kim olursa olsun, hangi koltukta oturursa otursun doğruyu doğru, yanlışı yanlış bildik. Gücün etrafında pervane olanlara inat, hakikatin ateşinde yanmayı göze aldık. Bu mübarek muharrem ayında diyorum ki: Saraylarda Yezid olmaktansa, Kerbela’da Hüseyin olmakla şereflendiniz. Biz ‘Bu gidişat millete zarar verir’ dedik, zarar verdi. Biz ‘Bu adaletsizlik er ya da geç bu devleti çürütür’ dedik, çürüttü. Biz ‘Terörle, teröristle masaya oturulmaz, ihanet bir gün karşınıza dikilir’ dedik, dikildi. Bugün yüzleri keçeye dönmüş ve akılları ıskartaya çıkmış olanların hayasız akınına ve zulmüne karşı bir mukavemet varsa işte bu meydan sayesinde vardır. Utanmazlıklarına rağmen sıkılmıyorlar, ihanetlerine meşruluk dileniyorlar ama yetiremiyorlar. Yol aldıklarını zannediyorlar ama ayakları birbirine dolanıyor, tökezliyorlar.

“Biz özgürlüğü katile eşitlemiyoruz”

Ben, Müsavat Dervişoğlu olarak sizin adınıza şunu soruyorum: Onlar kimi, neye razı etmeye çalışıyorlar? Onlar bu milletin bir kesimini kendilerine biat ettirmek, öte kesimini o terör hükümlüsüne tebaa yapmak istiyorlar. Biz ise her bir vatandaşımızı Cumhuriyet’in hür, eşit, onurlu ve kanun önünde eşit ferdi olarak görüyoruz. Biz özgürlüğü katile eşitlemiyoruz. Biz hukuku imtiyaz diye tanımlamıyoruz. Biz demokrasiyi ayrışma bahanesi diye anlamıyoruz. Yıllarca Kürt’ün derdiyle değil, Kürt’ü siyasetlerine alet etmenin hesabıyla ilgilendiler. Ona ‘Karnın tok mu, çocuğun okula gidiyor mu, işin gücün var mı?’ diye sormadılar. Çünkü Kürt’ün kendisini bu ülkenin yurttaşı diye görmesini istemediler. Çünkü onların derdi ne Kürt ne de Türk’tür. Onların derdi kendi küçük iktidar mıntıkalarıdır, pazarlıklarıdır, pazarlıklarıyla aldıklarıdır, verdikleridir.

Şunu biliniz ki milletin iradesi İmralı’da ve onun hamilerinde değil, bugün ve her daim burada, başkent Ankara’da, Tandoğan Meydanı’ndadır. Biz bugün Tandoğan’daysak Türkiye sahipsiz değildir. Bunlara da mecbur ve mahkum değildir. Çünkü Cumhuriyet sarayların değil, meydanların eseridir. Bütün kaleler zapt edilemez. Bütün ruhlar esir alınamaz. O ruh, Cumhuriyet’i kuran ruhtur. O beden, milli direnişin bedenidir ve e o ruh, o beden, işte bugün Tandoğan’dadır. Cisimleşmiştir, alnı açık, başı diktir

Dervişoğlu: Terörsüz Türkiye yalanıyla ülkeyi bölmek istiyorlar
Giriş Yap

emekliyim.net ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!